www.asikhummali.webs.com

Ermenekli Saiir

Hummalisiir

SEYDİŞEHİRİ TANIYALIM

 

Seydişehir’i aldım kaleme

Bulamadım tanıtacak kelime

Ne gelirse söylüyorum dilime

Bir başka güzeldir şu Seydişehir

 

                                                           Önünden geçer Antalya yolu

   Piknik alanıdır güzelim kuğulu

    Zengindir dağları madenle dolu

      Bir başka güzeldir şu Seydişehir

 

Giden gelmez dağlarının sarptır kayası

Ak geyiklerin yurdu yuvası

Susuz köyünün şirin yaylası

Bir başka güzeldir şu Seydişehir

 

 Batısında Küpe dağı bal gibi

  İnsanoğlu akıp gider sel gibi

        Kimi fakir kimi doldurmuş cebi

         Bir başka güzeldir şu Seydişehir

 

Seyit Harun Veli, Şeyh Abdullah Memiş Efendi

İtikafa girer çok zikrederdi

Öldü deme onlar hicret etti

Bir başka güzeldir şu Seydişehir

 

                 Kuzeyden güneye doğru akar ırmağı

 Bol olur sütü balı kaymağı

                                                              Çalışkan işçisi usta çırağı

           Bir başka güzeldir şu Seydişehir

 

Kesecik, Kara ören, geniş ovası

Nohudu meşhur bitek suğlası

Soğuktur suyu serin havası

Bir başka güzeldir şu Seydişehir

 

      Kara ören, taraşçı, gevrekli kasabası

Meşhurdur çavuşun beyaz elması

                                                        Hele Kumlucanın karpuz tarlası

                                                        Bir başka güzeldir şu Seydişehir

 

Bahçesinde bülbül bağında kumrular öter

Fabrikası çalışır dumanı tüter

Ürettiği mamul ülkeme  yeter

Bir başka güzeldir şu Seydişehir

 

                     Aslan Ermenekliyim şimdi Seydişehirliyim

             Türk soyundan gelirim İslam’la şerefli

                                                          İsmim Mustafa soyadı ateşli

          Bir başka güzeldir şu Seydişehirlim.

 

 

                                                                                                            Mustafa ATEŞLİ

seydisehirli saiirler

ARKADAŞIM NECİP

 

Yıl iki bin altı Eylül yirmi bir

Böyle olacağını söyle kim bilir

Akşam vakti hep mesajlar gelir

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

 

Bir zaman yediğimiz ayrı gitmezdi

Oturduk mu hiç lafımız bitmezdi

Bazen olur zaman bile yetmezdi

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

 

Bisikletle giderdi, sorardım nereye

Hiç arkadaş derdi, gidiyorum dereye

Orda görürdüm gittiğimde Kiraz dereye

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

 

Ava meraklıydı çakısı vardı

Giderken yılan gibi akışı vardı

Bazen sivri, sivri çıkışı vardı

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

 

Hepsini everdi kalmadı bekâr çocuğu

Çalışırken hile yoktu çıkardı sucuğu

Belediyeye kızardı, çok görmüşler gocuğu

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

 

Beraber gittik kız kaçırmaya

Alıp dağdan dağa aşırmaya

Hazır olun şimdi şaşırmaya

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

 

Kışlık yakacak için gitmişti oduna

Hiç varamadı bu hayatın tadına

Bir bilse, ne kadar üzüldüm onun adına

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

 

Bazen tavırlarına gülündü arkadaş

Ölünce kıymetin bilindi arkadaş

Duyunca bağrım delindi arkadaş

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

  

Yazılacak çok şey var yazamıyoruz

Kader çizgisini asla bozamıyoruz

Amenna dedik ya, kızamıyoruz

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

 

Çileydi onun yaşamı, aldığı her nefesi

Son sohbetimiz düğünden yedi gün öncesi

Sevenin çokmuş ama gizli imiş sevgisi

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

 

Kacaroğlu Mevlüdüm Necibin arkadaşı

O yok artık yanıyor bağrımın başı

Onu geri getirmez döktüğüm gözyaşı

Duydum ki: arkadaşım Necip ölmüş.

 

Arkadaşıma Allah’tan rahmet diliyorum.

 

                      21.09.2006

         Ozan Mevlüt KACAROĞLU

 

Ketenlide ot biçme zamanı

 OT TAVINDA KETENLİDE

 

Bir tatlı telaş başlar

Ot tavında Ketenlide

Dağlar da yanar ataşlar

Ot tavında Ketenlide

 

Mutluluktur eynere varış

Biçilir her yer karıç, karıç

Kıymete biner her bir sarnıç

Ot tavında Ketenlide

 

Ayransız dağa çıkılmıyor

Çıkılsa da dağlar çekilmiyor

Burmadan tel dökülmüyor

Ot tavında Ketenlide

 

Hayvana sarınca burmayı

Kim ister dağda durmayı

Unuturuz hal hatır sormayı

Ot tavında Ketenlide

 

O zaman ırgatlar tutulur

Çeşit, çeşit azıklar katılır

Bitsin diye burma uzatılır

Ot tavında Ketenlide

 

Atlar eşekler nallanırdı

Semerde heybe sallanırdı

Her yenen şey ballanırdı

Ot tavında Ketenlide

 

Eşekten at’a attan katıra

Katırdan sonrası motora

Yoksa motor, düşün kara, kara

Ot tavında Ketenlide

 

Sonra çıktı kara patoz

Ortalık oldu duman toz

Erkeksen düzeni bir boz

Ot tavında Ketenlide

 

Ozan Mevlüt der az biçtim

Her sarnıcın suyunu içtim

Ben beygirden bile düştüm

Ot tavında ketenlide

 

 

       

Ketenli’nin Ölüm Yolu

15 Temmuz 2008 Salı | Kategori Şiir 1

sd531886.JPG

BURADAN SONRA GELİRSİN ÇAT’A

BURAYA KADAR HER TARAF HATA

ANCAK BU KADAR YOL YAPILIR

SIRT ÜSTÜ YATAAA, YATA

                                    KETENLİNİN ÖLÜM YOLU

 

Hani bir ketenli köyü var ya

İşte onun yolu ölüm yolu

Köylü açmış hem de angarya

O günün yolu bu günün yolu.

 

Kaç greyder çalıştı kaç tane dozer

Birisi yapar gibi birisi bozar

Sıcak asfalt olsa kaç yazar

Bana göre bir zulüm yolu.

 

Sordum üç trilyon harcanmış

Milli servet cayır, cayır yanmış

Çok bir değişiklikte olmamış

Yine aynı kalmış ölüm yolu.

 

O yollarda kimler ölmedi ki

Köylüm o yüzden gülmedi ki

Biz bildik Ankara bilmedi ki

Bu yol bir bakar körün yolu.

 

Sorsam, orman engel oldu der

Olsun, insan bir kere izin ister

Keçiye desem ki: bir yol göster

Bundan iyi olurdu köyün yolu.

 

Ben saydım bükümü herkes saymış

Yola baktım çaya doğru kaymış

Köylü mutlu olurdu düz olsaymış

Bu yol başka bir yerin yolu.

 

Sulu dereden çıkıp geldin mi? Çat’a

Hiçbir doğru yeri yok her taraf hata

Yoksa eğri mi? Bakarsın sen hayata

Seydişehir’e bağlı bir garip köyün yolu.

 

Ketenli köy oldu yola kim bakacak

Başkanı takmayan muhtarımı takacak

Bu vebal, sebebini odlarda yakacak

O zamana kadar biraz yürüyün yolu.

 

Merkeze yirmi sekiz bin metre uzakta

Gizli siyasette ketenlide, gizli tuzakta

Gelin bir olalım bu oyunu bozakta

Dümdüz olsun şu bizim köyün yolu.

 

Sulu dereden Çat’a yirmi bir dönemeç

Bu yapılır mı be, yol mu görmedin heç

Uğraştım deme bana sen onu bir geç

Sence iyi mi? Bizim köyün yolu.

 

İmamın arkasında olmaz ki velilik

Eskiye göre tabi buda bir yenilik

Dönemeci kestirmemek bence delilik

Bu kadar masrafla bu yol neyin yolu.

 

Ozan Mevlüt derki anlayana

Hiçbir lafım yok anlamayana

Bin dokuz yüz ellilerden bu yana

Değişmedi, değişemedi köyün yolu.

 

Ozan Mevlüt Kacaroğlu

        14.07.2008 

 

 

Yapılışından bu yana bir çok emek verilen, ancak: istenilen yola kavuşamayan ve bu dönemeçler yüzünden kazalarla verdiğimiz kurbanlar ile acil hastaların zamanında hastaneye yetiştirileemeyip zaman kaybından hayatını kaybedenlerin anısına, tirilyonlar harcanmasına rağmen, işi yol ekibinin insiyatifine bırakarak dönemeçlerin olduğu gibi kalmasına sebep olan sorumlulara ithafen kaleme alınmıştır.Her Hakkı Mahfuzdur.

Sayın Vekilim

    sd531346.JPG            

    ŞİİR YAZDIM VEKİLE               

   KÖYÜMDE EĞLEŞME İKİLE

 

        SAYIN VEKİLİM

 Ketenli kasabası köy oluyor

Haberin var mı? Sayın vekilim

Gelir kaynağımız kuruyor

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Ketenli kasabası gitti gidiyor

Her duyan buna hayret ediyor

Millet, burada hayat bitti diyor

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Midesinden ülser olmuş

Bakılmayınca kanser olmuş

Köylü üzgün kan, ter olmuş

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Oylarımızın çoğunu kap ama

Ne gerekiyorsa, icrasını yap ama

Balyoz gibi geldi bu haber kafama

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Yarısı orman birçoğu da mera

Kasabayı kim koyacak mezara

Kasabamız köy değil oldu bir mezra

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Ketenlimize çok yazık oldu

Oylarımız ise sana azık oldu

Bize attığın son kazık oldu

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Bir yol yaptırdınız övünürsünüz

Kasaba gitti artık dövünürsünüz

Seçimden seçime görünürsünüz

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Biz artık sözlerinize kanmıyoruz

Siz utanmazsanız bizde utanmıyoruz

Sizi vekil olarak hiç tanımıyoruz

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Sana göre bir şey yok her şey nefis

Bu dağın başında ikibinelli nüfus

Sayenizde buraya hapis oldu hapis

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Buradan söylüyorum dinle Ankara

Ketenlide açtınız büyük bir yara

İlk seçimde sokacak bu sizi dara

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Nedir hizmetiniz bir sayın hele

Otuz virajlı yolu doladınız dile

Kasabayı köy ettiniz bile, bile

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Ne olacak şimdi bu köyün hâli

Siz batırdınız kurtarır mı vali

Sizi istemiyor artık burada ahali

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Ketenli garip gelmiş garip gider

Kasabamız köy oldu varıp gider

Yara açtı yüreğimizi yarıp gider

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Kasabanın freni koptu duramaz

Kıyamete kadar kasaba olamaz

Lokman hekim gelse kurtaramaz

Haberin var mı? Sayın vekilim

 

Bu kanun çıkmış kimse dondurmaz

Milletin hakkı artık konuşur durmaz

Bu iş iki kişiyi asla ve asla ondurmaz

Haberiniz olsun sayın vekilim

 

Ozan Mevlüt derki yanıyor yürek

Angarya başlayınca kazma, kürek

İşte mazlumun ahı bu olsa gerek

Haberin olsun sayın vekilim

 

 

                         Mahalli Ozan Mevlüt Kacaroğlu  2008-06-20

Her Hakkı Saklıdır.

Bir Muhtar Aranıyor Köye

1 Mayıs 2008 Perşembe | Kategori Şiir 0

             DİKKAT!!!!!! DİKKAT!!!!!! DİKKAT!!!!!!!!

    KETENLİ BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN İLAN

 

         BİR MUHTAR ARANIYOR KÖYE

Ketenli belediyesinden ilan

Bir muhtar aranıyor köye

Köydür kasabadan geri kalan

Bir muhtar aranıyor köye

 

Ben kasabaya sahip olamadım

Yetmişbir nüfusu bulamadım

Bulurdum ama hiç aramadım

Bir muhtar aranıyor köye

 

Belediyenin sadece adı kaldı

Ne tuzu kaldı ne tadı kaldı

Herkesin tek muradı kaldı

Bir muhtar aranıyor köye

 

Köyümüze hizmet alabilen

Nüfusuna sahip olabilen

Koltuğunda kalabilen

Bir muhtar aranıyor köye

 

Doğru yoldan sapmayacak

Hiç haksızlık yapmayacak

Kendi köyünü satmayacak

Bir muhtar aranıyor köye

 

Yemin edecek ant içecek

Tüm zorlukları geçecek

Aza’larını iyi seçecek

Bir muhtar aranıyor köye

 

Muhtar diyecekler gidişiyle

Hizmet edecek tırnağıyla, dişiyle

Uğraşmayacak sülalenin işiyle

Bir muhtar aranıyor köye

 

Ne lazımsa arayıp bulacak

Köy menfaatine ise alacak

Benim gibi olmayacak

Bir muhtar aranıyor köye

 

Seçimde gece gündüz seğirttim

Oy için kilometrelerce gittim

Ben seçmenime ihanet ettim

Bir muhtar aranıyor köye

 

Kimseye bir şey demedim

Bu işi ben beceremedim

Kocaman kasabayı yedim

Bir muhtar aranıyor köye

 

Kafaya kasketini takacak

Sınırlarına sahip çıkacak

Öz çocuğu gibi bakacak

Bir muhtar aranıyor köye

 

Öğretmenini unutmayacak

Orta yerde bırakmayacak

Oy hesabı yapmayacak

Bir muhtar aranıyor köye

 

Misafirine ayranını içirecek

Şoförüne sözünü geçirecek

İmarda varsa göçürecek

Bir muhtar aranıyor köye

 

Kasabayı kaçırdım elden

Sittin sene düşmez dilden

Vatan bilip candan seven

Bir muhtar aranıyor köye

 

Varan vardı hedefine

İlanı sanmayın define

Ak partinin şerefine

Bir muhtar aranıyor köye

 

Oldu bu iş madem tam olsun

Yaşadığı yer varsın dam olsun

Ammaa adam gibi adam olsun

Bir muhtar aranıyor köye

 

Kacaroğlu der atmayacak

Benim gibi yatmayacak

Köyü bari satmayacak

Bir muhtar aranıyor köye

 

Her hakkı saklıdır. 

  Mahalli Ozan Mevlüt Kacaroğlu  2008-05-21 03:25

İntizar

25 Nisan 2008 Cuma | Kategori Şiir 1

sd530098.JPG

Ben seni köy olsanda severim

Çünkü sen bana ana vatansın

Daha başka ne diyebilirim

Seni köy edenler utansın

 

             İNTİZAR

 Çıktım ketenli dağlarına

Dağlar intizar ediyor sana

Düştüm tozlu yollarına

Yollar intizar ediyor sana

 

Bu yapılan nasıl bir hile

Şimdiden gayrı esas çile

Evlileri saymasak bile

Dullar intizar ediyor sana

 

Nüfus edilmemiş merak

Başkanlık sana çok ırak

Aldığın paraları bırak

Pullar intizar ediyor sana

 

Kanan nasılsa kanmış

Yalan sözlere aldanmış

Ne kadar varsa inanmış

Kullar intizar ediyor sana

 

Sen kulak salla bazen duyma

Milleti adam hesabına koyma

Yastığı yorganı minderi sayma

Çullar intizar ediyor sana

 

Çok şey işiteceksin dahaca

Sinsi planın işlemiş dehaca

Sordum yapraksız bir ağaca

Dallar intizar ediyor sana

 

Çağ atlayacaktınız ya hani

İnsanın kanı donuyor kanı

Unut köyde yaşayan insanı

Mallar intizar ediyor sana

 

Senden başka yok dayanan

Hilenin olduğu âleme ayan

Ocaklık ile sobada yanan

Çallar intizar ediyor sana

 

Yürekler yanıyor bak yürekler

Bu köylü daha çok hizmet bekler

Kasabaya Elektrik taşıyan direkler

Teller intizar ediyor sana

 

Kacaroğluyum ne gelir elden

Ama bunlar döküldü gönülden

Hem ciğerden hem de kalbden

Diller intizar ediyor sana

 Her hakkı saklıdır.

 

 Ketenlimiz Öldü Bizim

19 Nisan 2008 Cumartesi | Kategori Şiir 0

ketenly-kasabas-ydy.JPG

BİR YIL MORK TA BEKLEYECEK MEVTA

SÖZÜM KASABAMIZI ÖLDÜREN ZEVATA

 

 

                      KETENLİMİZ ÖLDÜ BİZİM

 

Abdestini alan hazır olsun

Ketenlimiz öldü bizim

Eşe dosta hep duyurulsun

Ketenlimiz öldü bizim

 

Köy olsun diyenler onmaz

Bir daha ketenli doğmaz

Büyüktü, mezara da sığmaz

Ketenlimiz öldü bizim

 

Akıp giderken bağlamak

Boşadır ciğer dağlamak

Faydasız gayrı ağlamak

Ketenlimiz öldü bizim

 

İnce hastalığa yakalandı

Bir yıllık ömrü kaldı

Sayılı günleri azaldı

Ketenlimiz öldü bizim

 

Ne kendir kalmış ne de keten

Bir sam yeliymiş başında biten

Seveninde yokmuş zaten

Ketenlimiz öldü bizim

 

Ketenlim sen beni anla

Anacağım ben seni şanla

Beş muhtar bir başkanla

Ketenlimiz öldü bizim

 

İki yıl hastalık çekti

İki ayda askıya çıktı

Başkanı uyumayacaktı

Ketenlimiz öldü bizim

 

Cenazeyi kaldıran da yok

Öldü diyorum aldıran da yok

Akrabalarına bildirende yok

Ketenlimiz öldü bizim

 

İlan edilsin tüm illerde

Yas edilsin dillerde

Sela verilsin camilerde

Ketenlimiz öldü bizim

 

Üzülenlerin bir kaç kişisi

Toplansın erkeği dişisi

Top yekün yapılsın bişisi

Ketenlimiz öldü bizim

 

Eli kendimize güldürdüler

Bana göre günaha girdiler

El birlik olup öldürdüler

Ketenlimiz öldü bizim

 

Anlayan var mı? Sözümden

Bir çınar devrildi özümden

Beceriksizin biri yüzünden

Ketenlimiz öldü bizim

 

Emek verenin tümüne rahmet

Hasan, Ali, Ahmet, Mehmet

Cenazeye buyurun bir zahmet

Ketenlimiz öldü bizim

 

Cenazemizi defin edelim

Sonrası dönüp köye gidelim

Hakkımızı helâl edelim

Ketenlimiz öldü bizim

 

Olmaz ki bu kadar gaf

Suçluları kimse etmez af

İlan verin çarşaf, çarşaf

Ketenlimiz öldü bizim

 

Ne kazandınız bakmak ile

Dört yıl geçmiş lak, lak ile

Başkan meşgul çalım satmak ile

Ketenlimiz öldü bizim

 

Duygu yüklüyüm şu anda

Geri geliyor çalmanda

Bir ölü var giden kervanda

Ketenlimiz öldü bizim

 

Kasabanın gitmesi kimin lehine

Bence tüm ketenlilerin aleyhine

Verilmeyince emanet ehline

Ketenlimiz öldü bizim

 

Kacaroğlu derki ölümü kesin

Bir sözü olan varsa şimdi desin

Okuyalım ardından kırk yasin

Allah gani, gani rahmet eylesin

Ketenlimiz öldü bizim

 

19.05.2008/ 3: 33 Cumartesi

Yürüyen kervan var zannedenlere itafen.

Mahalli Ozan Mevlüt KACAROĞLU tarafından kaleme alınmıştır.

 

 

Her hakkı saklıdır.

Ketenli’nin Tutkalları

12 Nisan 2008 Cumartesi | Kategori Şiir 

                              TUTKALLARA

 

Benim çabam köylüm için

Ketenlinin tutkalları

Kini nefreti bir geçin

Ketenlinin tutkalları

 

Hiç duydun mu? doru kuşunu

Nereye götürmüş başını

Üç öğün orda mı? Yerdin aşını

Ketenlinin tutkalları

 

Köylüm için tüm çabamız

Köy olmasaydı kasabamız

 Yoktur başka hesabımız

Ketenlinin tutkalları

 

Anılır kimin varsa hayrı

Böyle konuşmayın bari

Keseniz dolmuş sizin gayri

Ketenlinin tutkalları

 

Görürsün bu böyle gitmez

Çile başlamadı ama bitmez

Sizin aklınız buna yetmez

Ketenlinin tutkalları

 

Ha tutkal olmuşun ha sülük

Senin aklın galiba bölük

Kasaba can çekişerek ölük

Ketenlinin tutkalları

 

Benim derdim birlik olsun

Her işe seferberlik olsun

Kasabada dirlik olsun

Ketenlinin tutkalları

 

Kacaroğlu köyünü sever

Sizde severseniz eğer

Onun için her şeye değer

Ketenlinin tutkalları

 

 Her hakkı saklıdır.

09/05/2008 03:50  Mevlüt KACAROĞLU

Köyden kasabaya-Kasabadan köye

9 Nisan 2008 Çarşamba | Kategori Şiir 3

                                

 

                         KÖYDEN KASABAYA KASABADAN KÖYE

 

Ata binip yol alana sözüm

İnipte eşeğe binilir mi? Be hemşerim

Kasaba diye sevinirdi özüm

Kasabadan köye dönülür mü? Be hemşerim.

 

Ağa zannettin kendini ağa

Yerinde kim olsa çıkar gider dağa

Yalvarmaya gerek olmazdı yaylacığa

Bir ayda mahalle bulunur mu? Be hemşerim.

 

Çalışıyorum deyip yan üstü yatacaksın

Her kandil de tarafına mesaj atacaksın

Kendi çıkarına kasaba adını köye satacaksın

Birde devlet zarar ediyor denilir mi? Be hemşerim.

 

Çocuk okutuyorum maaşıma zam diyeceksin

Aldığın zama hemen ham diyeceksin

Helal haram demeyip tam yiyeceksin

Böyle başkanlık edilir mi? Be hemşerim.

 

Hepimiz dedik bu parti ne kadar ak

Kasabamızı köy oldu köye döndü bak

Şimdi kime gitsek kime yalvarsak

İkibin den aşağı gedilir mi? Be hemşerim.

 

Ben olsam duramam sararım göçü

Ya kafamı yararım ya yolarım saçı

Köy olursak eğer bu kimin suçu

Böyle tembellik edilir mi? Be hemşerim

 

Azıksız insanlara azık var olsun

Böyle başkanlığa yazıklar olsun

Köye dönersek dünya başına dar olsun

Diyeceğim ama denilir mi? be hemşerim.

 

İşçiye yanında sigara içirtmeyeceksin

Başında duracaksın s…rtmayacaksın

Beş vakit namazı da geçirtmeyeceksin

Böyle başkanlık edilir mi? Be hemşerim.

 

Başkansın, tabi  herkes gibi üşüyeceksin

Yandaşının katır yoluna parke döşeyeceksin

Utanmadan birde yediğin çanağa işeyeceksin

Böyle başkanlık  edilir mi ? Be hemşerim.

 

Bu millet köylü iken çok sürdü döveni

Saman yerine yakıp getirdiler keveni

Nasıl haksız çıkaracaksın arkandan söveni

Böyle ihmallik yapılır mı? Be Hemşerim.

 

Şahsına asla bir husumetim yok

Ama yaptığın gaflar o kadar çok

Gerçekten bok ettin sen bu işi bok

İlgisiz, ilgisiz yatılır mı? Be hemşerim.

 

 

Gün gelir sana ah’ı tutar o yurdun

İş yaparım diye yalanları savurdun

Doyurdu isen taraftarını doyurdun

Böyle Başkanlık edilir mi? Be hemşerim.

 

Duydum birileriyle minibüs alacakmışsın

Navlum beş ye te le den hatta salacakmışsın

Birde göç etmeyip köyde kalacakmışsın

Bu yenilse bile yutulur mu? Be hemşerim.

 

Yorumumdan alınma değmesin ete

Kandil mesajın ulaşmış taaa şirkete

Ama kendin gitmedin köy ucundan öte

Kasabaya bu yapılır mı? Be hemşerim.

 

Kırk yıllık belediyeler aya çıkmış kardeşim

Bizim başkan yola yaya çıkmış kardeşim

Mahalle ol diye nuzumlaya çıkmış kardeşim

İnsan vehimlere kapılır mı? Be hemşerim.

 

Madem çoğunluk var kalabalık peşinde

Sen ise koştun üç beş kilo balık peşinde

Dimdik duramadın görevinin başında

Yönetim görevi unutulur mu? Be hemşerim.

 

Dinle sana tavsiyem şudur sözümün başı

Seçildiğinden bu yana yediğin ekmeği aşı

Birde Şubat 2008 den sonra aldığın maaşı

Acep haram mı diye sorulur mu? Be hemşerim.

 

Hesaplıyorum sığmadı hiçbir hesaba

Üç ketenli var biri yayla biri köy biri kasaba

Şimdi iki köy oldu Ankara da masada

Kıyamete kadar köy kalınır mı? Be hemşerim.

 

Başta sen suçlusun İbrahim köse

Arkasından seni kimler seçti ise

Senin hizmet anlayışın böyle ise

O köyde daha durulur mu? Be hemşerim.

 

Her seçmen gördüğün de pusacaksın

Hiç konuşmayacaksın hep susacaksın

Zamanla bunları dirhem, dirhem kusacaksın

Kolay, kolay kasaba kurulur mu? Be hemşerim.

 

  Kasabamıza hoş geldin direğini sök artık

 Sana lazım olur al git ahırına sok artık

 Bin yıl geçse de Ketenli kasabası yok artık

 Nüfus burda İstanbul a gidilir mi? Be hemşerim.

 

Bitti sanma bu şiir burada bitmeyecek

Bana dersen ki kasaba elden gitmeyecek

Kacaroğlu daha sana başka söz etmeyecek

Yoksa bunlar bir insana denilir mi? Be hemşerim.

 Her hakkı saklıdır.

Mevlüt KACAROĞLU tarafından Ketenli belediye başkanı’nın ihmali yüzünden köye dönecek haberleri üzerine başkana itafen kaleme alınmıştır.

 

Akp Elimizden Aldı Dediler

26 Mart 2008 Çarşamba | Kategori Şiir 14

                                                                                            

AK PARTİ ELİMİZDEN ALDI DEDİLER

 

Dün Ketenli köyüne gittim, sordum

Muhtarı kırk yıl önce vardı dediler

Belediyesine ne oldu bu yurdun

Ak parti elimizden aldı dediler

 

Pek âlâ bu halk böyle ne duru

Yani gitti mi kasabanın gururu

Yok mu buranın amiri memuru

Onlar koordinatör kadrosu aldı dediler

 

Dedim bu yenilir yutulur şey mi?

Dediler Allah iyiliğini versin eymi

Dedim burası kasabamı köy mü?

Bilmiyoruz Arasat ta kaldı dediler

 

Hâlâ odun çalı yasak diyor hopörler

Kasaba giderken nerdeymiş bu körler

Dedim bunlar şimdi burada ne yerler

Zabıta gölbaşından balık buldu dediler

 

Yahu olur mu? İnsan bu kadar duygusuz

Ne duygusu cebe çalıştı yorgun ve uykusuz

Dedim nerde o, yatıyor kaygısız, kaygısız

Neden dedim, doksan gün izin aldı dediler

 

Çağ atlayacağız dedi çağı bile atlamadı

Odun çalı takibinde dağı bile atlamadı

Balığa gitti gölbaşına, sığı bile atlamadı

Çünkü başkanlığı bedava buldu dediler

 

Memnun olanda varmış için, için

Ama memnuniyetini bilmiyoruz niçin

Siz gidin beceriksizi başkan seçin

İşte olacak olan oldu dediler

 

Ketenlide soğuk olsa Manavgat’ta üşürdüm

Unutulmasın diye tarihe not düşürdüm

Buraya yazıl deselerdi göçü sarar koşardım

Bin dokuz yüz yirmi dokuzda kaldı dediler

 

Kacaroğlu’yum hayret ediyorum hayret

Ne çaba gösterilmiş nede bir gayret

Gelecek nesillere çok acı bir ibret

İbrahim kösenin cebi doldu dediler

Garip,garip bizim kasaba öldü dediler

 

 Her hakkı saklıdır.

               Mahalli Ozan

                   Mevlüt KACAROĞLU

ÇIPLAK AYAĞIMA BATAN DİKENİ ÖZLEDİM

 

Ketenlide doğdum orada büyüdüm

Bilmiyorum neden ben seni özledim

Yayla köy derken çok yol yürüdüm

Dağını taşını koyu gölgeni özledim

 

Dağda ekmek yemenin başkadır tadı

Her geldiğimde gözüm eskiyi aradı

Yüreğimi hoplatıyor Ketenli’nin adı

Ben senin içindeki seni özledim

 

Bir tadı vardı tarhana aşını içerken

Bayram ediyorum içinden geçerken

Köy önüne inip ekin biçerken

Toprağıyla çıkan kökeni özledim

 

Neşter vurup, vurup yaramı deşme

Mezarına bir fatiha okumadan geçme

Evlerimizin içinde yok iken çeşme

İbrikle abdest suyunu dökeni özledim

 

Başka yere uymaz bizim köyün modası

Yıkıldı gitti bir çok misafir odası

Patatestir en temel olan gıdası

Onuncu ayda patates sökeni özledim

 

Kara saban vardı, demiri sökülürdü

Her yıl tamir olurdu, çünkü dökülürdü

Onunla yazlık ekin bile ekilirdi

Öküzlerle nadas edip ekin ekeni özledim

 

Ekin tarlasına yatak yeri kurulurdu

Gün batmadan ocağa pilav vurulurdu

Şafakta eşeklere çavdar sarılırdı

Hararlarla saman çekeni özledim

 

Kındıradan döşeği kıl çuldan yorganı

Oteli bırak sor onlara kapısız hanı

Dedem rahmetlik iyi bükerdi urganı

Kendirden urgan bükeni özledim

 

Kacaroğlu Mevlüt’tür esas adım benim

Köyümü seviyorum hem sözüm hem yeminim

Yırtılıp ayağımdan düşünce yemenim

Çıplak ayağıma batan dikeni özledim

 

 

               Mahalli Ozan

                Mevlüt Kacaroğlu             Her hakkı Mahfuzdur.

Ketenli’yi Sevenler

22 Mart 2008 Cumartesi | Kategori Şiir 3

                                                                                              

KETENLİYİ SEVENLER

 

 Kasabamız köye dönmüş hemi

Kasaba kalmayı beceremedik

Ketenliyi sevenlerin tümü

Birlik olmayı beceremedik

 

Tek başımıza çok dağlar aştık

Yönetime gelince köşe bucak kaçtık

Biz hep bir birimizle savaştık

Yetmiş biri bulmayı beceremedik

 

Gıpta ediyorum iki başkana

Kasabasını kurtarmış baksana

Gerçekten ne etseler hak sana

Hakkını vermeyi beceremedik

 

Bir söylenti var şirket falan kırkayak

Senin hakkın hem kötek hem dayak

Hatalarının hangi birisini sayak

Herkes gördü biz görmeyi beceremedik

 

Buna başkan değil kapıcı denmez be

Bunca edilen laf balla yenmez be

Acımız çok büyük gayri dinmez be

Acemiye ders vermeyi beceremedik

 

Başkanı mı soran yatmış uyumuş

Köye döndüğümüzü oda elden duymuş

Becerisi bu kadar bildiği buymuş

Defterini dürmeyi beceremedik

 

Arkasında varsa kaç tane encümen

Toplanıp hepiniz istifa edin hemen

Sakın başkana ayıp olur demen

Esas ayıbı görmeyi beceremedik

 

Belediye değil bir insan mağazası

Eşek gütmeden gelir encümen azası

Bin iki yüzle kalıyor elin kazası

Yetmiş biri bulmayı beceremedik

 

Kacaroğlu üzgün daha sana ne desin

Üç ay izne ayrıl vekillerde yesin

Kasabayı yedik geçmişlerin ruhuna değsin

Esastan başkan bulmayı beceremedik

Yazık ettin ketenli’ye

20 Şubat 2008 Çarşamba | Kategori Şiir 1

                                                                        

YAZIK ETTİN KETENLİ’YE 

 

 Sekiz yüz altmış üç kasaba içinde
 
Yazık ettin başkan KETENLİ’YE
 
Hâlâ var mı dolanan  peşinde
 Yazık ettin başkan KETENLİ’YE

 

 Bundan nedir? Senin kârın
 
Bilmezseniz bilene sorun
 
Bence istifa et bu gün yarın
 Yazık ettin başkan KETENLİ’YE

 

 Belli ki bu iş ile hiç ilgilenmedin
 
Yalan söyleyip Ankara dayım dedin
 
Verilen zamanı değerlendirmedin
 Yazık ettin başkan KETENLİ’YE

 

 Bundan sonraki aldığın para
 
Yara olur yüreğine yara
 
Ne diyeceksin bu insanlara
 Yazık ettin başkan KETENLİ’YE

 

 Başkan olmuşsun allı pullu
 
Okul bahçesi hala çakıllı
 
Sanma ki kendini akıllı
 Yazık ettin başkan KETENLİ’YE

 

 Zamanında işini bitirdi sülale
 
Ama nüfus işine etmedin kale
 
Bak şimdi başımıza gelen hale
 Yazık ettin başkan KETENLİ’YE

 

 Yerinde olsam gece sararım göçü
 
Yüzüne gülenlerin bile yanıyor içi
 
Millet biliyor artık bu kimin suçu
 Yazık ettin başkan KETENLİ’YE

 

 Ben derimki bu böyle olmayacak
 
Ettiğin yanına kâr kalmayacak
 
Senin başına yağmur yağmayacak
 Yazık ettin başkan KETENLİ’YE

 

 Kacaroğlu Mevlüt söyleyecek taş gibi
 
İçimiz yanıyor alev, alev ataş gibi
 
Ne başkan gibi oldun nede baş gibi
 Yazık ettin başkan KETENLİ’YE

 

                                         MEVLÜT KACAROĞLU TARAFINDAN

19 ŞUBAT 2008 GECESİ  19.00 HABERLERİNDEN ETKİLENİLEREK

KALEME ALINMIŞTIR.

 Her hakkı Mahfuzdur.

 

Duydunuz mu?

17 Şubat 2008 Pazar | Kategori Şiir 1

                                                                                                 

        DUYDUNUZ MU?

 

Kırk yıldır bildiğimiz Ketenli
Köye dönmüş duydunuz mu?
Yönetimedir sözüm bes belli
Bunca zamandır uyudunuz mu?

 

Kahve ye git bir daha okey at
Sonra gidip kulak üstü yat
Ayağa gelir mi  ab’ı hayat
Bir üstada sordunuz mu?

 

Söyleyeceğim bu değildir
İki otuz birde on bir
Toplam eder yetmiş bir
Yaylaları saydınız mı?

 

Kimin çıkarına hizmettir bu
Bence gerçek hezimettir bu
Resmen kötü niyettir bu
Kızaklanıp kaydınız mı?

 

Ak deyip durmayın artık ak
Kasabamız köye döndü bak
Yalan söylemeyi bırak
Uyuttuklarınızı aydınız mı?

 

Köye mahalle katmak demek
Bir bölüm yurdu satmak demek
İçimden geliyor ahmak demek
Hiç dediğimi duydunuz mu?

 

 Aldığım paralar geçime de
 Ama sinmedi benim içime de
 Artan önümüzdeki seçime de
 Muhtar adayını buldunuz mu?

 

 Sözlerimi geri alıyorum varsa umut
 Somut şeyler bekliyoruz senden somut
 Bence Hasan Apil’ i yevmiyeci tut
 Yoksa davulu kendi kendinize çaldınız mı?

 

 İçim yanıyor yazık oldu  kasabaya
 Sizin işiniz kaldı bir çul ile bir abaya
 Yeni ketenliye eski Çalmanda’ya
 Acep yeni isim buldunuz mu?

 

 Ozan Mevlüt yine aldı eline sazı
 Bu yüreğime inen ikinci sızı
 Yatmayla mı geçirdiniz dört tane yaz’ı
 Yoksa yetmiş biri buldunuz mu?

 Her hakkı Mahfuzdur.

Mahalli Ozan Mevlüt Kacaroğlu tarafından Ketenli belediyesi yöneticilerine itafen kaleme alınmıştır.

 

Ketenli’yi Özledim

15 Şubat 2008 Cuma | Kategori Şiir 2

 

KETENLİYİ ÖZLEDİM

 

Seyyid şehrinden otuz kilometre

Gideceğim Ketenliyi özledim

Taş çakmakları aşınca seyir

Edeceğim Ketenliyi özledim

 

Burnuma tütüyor sanki bir mis

Sıcak kanlı insanı her şeyi nefis

Onların soluduğu havayı teneffüs

Edeceğim Ketenliyi özledim

 

Var gurbette ol bir selam yolla

Hem hafız yetişmiş hem İbrahim Molla

Bir fatiha oku da geçmişe yolla

Diyeceğim Ketenliyi özledim

 

İnsanını gördüm eyledim seyran

Bu köyün her şeyine olmuşum hayran

Ketenliye her gelişimde bayram

Edeceğim Ketenliyi özledim

 

İlçeden payını alan göç etmiş şehire

Tarlayı tapanı ektim olmadı zahire

Ne Mısır tutar beni, nede Kahire

Varacağım Ketenliyi özledim

 

Mevlüt derki bir dinle şu beni

Çok seviyorum Ketenli seni

Senin sevdanla ben deli, deli

Öleceğim Ketenliyi özledim

 

 Her hakkı Mahfuzdur.

                 Mahalli Ozan                 

Mevlüt KACAROĞLU

Geleceğim Ketenli Şiir’i

GELECEĞİM KETENLİ

 

                                  - Ey Ketenli ben sana

                                      Ayva çiçek açtığında geleceğim

                                      Alafalak yavruları çıkınca

                                      Daldan dala uçtuğunda geleceğim

                                       Kışın başkasın neşelisin yazları

                                      Cıvıl, cıvıl gelinleri kızları

                                      Susuz dağlarında keklik palazları

                                      Kanatlanıp uçtuğunda geleceğim

                                       Harmanında bekler idik yelleri

                                      Çok dolaştık gezdik gurbet elleri

                                      Bahar yağmuruyla coşan selleri

                                      Civaslara taştığında geleceğim

                                Orta yaşlı oldu bizim kuşaklar

                                      Sevdam Ketenli’dir benim uşaklar

                                      Gizli, gizli sevda çeken aşıklar

                                      Mevlüt gibi coştuğunda geleceğim

                                       Ketenli her yerinde ben varım

                                      Senin için, benim ah ile zarım

                                      Kış bitip de gelince baharın

                                      Tüm çiçekler açtığında geleceğim

                                      Ben Ketenli’liyim  diyenler

                                      Ketenli’nin kıymetini bilenler

                                      Mevlüt Kacaroğlu’nu sevenler

                                      Bana doğru koştuğunda geleceğim 

 

title

add text, images, video, widgets, etc...

Welcome

Recent Blog Entries

by asikhummali | 0 comments